Hikayenin Devamı...
Zeynep alel acele kapıyı açtı. Üzerine ne bulduysa giymiş olarak karşımdaydı. Kekeleyerek hoşgeldin enişte diyebildi. İçeri geçtim, salondaki şişme
botu sordum. Çok sıcak enişte, biraz serinlemek için içine girdim, ne yapayım, dışarıda havuza gidecek değilim ya yalnız dedi. Ben sorun değil, istediğin zaman gidebiliriz dedim. Yatak odasına gittim. Kapıyı tam olarak kapatmayı unutmuşum. Üzerimi değiştirmeye başlamıştım. Tabii ki iç çamaşırlarımı da. Tam iç çamaşırımı giyerken gözüme kapı aralığından çaktırmadan beni seyreden zeynebi gördüm. Heyecanlandım, biraz da kızdım. Ama belli etmedim. Beni merak ettiği her halinden belliydi. Evde sadece ikimizdik. O gece de yalnız kalacaktık. Eşim ablası hasta olduğu için şehir dışındaydı. Zeynebin o şişme bot içerisindeki görüntüleri asla beynimden çıkmıyordu. Mutfağa birşeyler hazırlamaya gitmiştim. Zeynep benim ardımdan mutfağa girdi ve `canım eniştem, seni çok seviyorum` dedi. Ben de `bende seni` diyebildim. Önüme geçip, uzun uzun gözlerime baktığını hatırlıyorum. Tabii ki çaktırmadan önüme de. Beni istediği her halinden belliydi ama ben bunun yanlış olduğunu biliyordum. Yemeği yedikten sonra televizyon seyretmeye
başlamıştık. Ben ayrı koltukta, o başka bir koltuktaydı. Zeynep bir ara odasına gitti, beş dakika sonra tekrar salona girdi. Üzerine apar topar giydiği elbiselerin yerine, mini bir etek, çok küçük bir askılı tşört giymişti. Tabii parfüm sürmeyi de ihmal etmemişti. .
Beni azdırmak için inanın elinden ne geliyorsa yapıyordu. Tv izlerken ben bir ara su istedim. Sen emret enişteciğim deyip koltuktan kalktı. Suyu verdikten sonra karşıma oturup, enişte sana bir şey sorabilir miyim, dedi. Tabii bu arada bir karışlık mini eteği
yetmiyormuş gibi bir de bacaklarını açmıştı. Gözüm birden kaydı o muhteşem amına. Tam karşımdaydı. Kekeleyerek tabii canım, ne soracaksın diyebildim. Bana `benim şu ana kadar hiç erkek arkadaşım olmadı, ama olsaydı kesinlikle senin gibi birisi olmasını isterdim dedi.Muhabbet gittikçe koyulaşıyordu.
Ben koltuğa uzanmış, laf yetiştiriyor, bir taraftan da ona bakmamaya çalışıyordum. Bir kaç dakika sonra gelip, kucağıma doğru uzanıverdi. Kafasını bağrıma koyup, bacaklarımın arasına doğru yattı. Hiç bir şey yapamadım. Enişteciğim başıma masaj yapar mısın dedi. Tabii ben de ikilemedim.
Masaj konusunda mükemmelimdir. Müthiş bir masaj yapmaya başladım. Ben rahatlattıkça o derinden derinden inlemeye başladı. Sabrım tükenmişti artık. Kız resmen istiyor, ben çekiniyordum, kendi kendime alan memnun, veren memnun dedim ve ellerimi aşağılara doğru kaydırmaya başladım. Zaten üzerinde yok denecek kadar elbise parçası vardı. Mükemmel bir kızı becermemek ayıp olurdu zaten. Göğüslerine dokunduğumda iniltileri artmaya başladı. Tamamdır dedim ve devam ettim. Bir yandan boynundan öpüyor ve daha da tahrik oluyordu. İş çığrından çıkmıştı artık. Döndürdüm ve dudaklarına yamuldum. Ne öpüşmeyi
ne de doğru dürüst seks yapmayı biliyordu. Hayatında ilk erkeğinin ben olduğunu biliyordum. Vücudu zangır zangır titriyordu zeynebin. Bir kaç dakika içerisinde üzerinde hiç bir şey kalmamıştı. Adranelim fit yapmıştı resmen. Ben de heyecanlanmış ve titremeye başlamıştım. Benim yaptığım hamlelere
karşılık vermeye başlamıştı. Dudaklarından başlayarak boynu, omuzları, göğüsleri, göbeği, bacakları derken o kılsız, hiç açılmamış taptaze amına dil darbelerini vurmaya
başlamıştım. Zeynep o süre zarfında bir kaç kere titreyerek boşalmıştı zaten. Benim penisim de kaskatı kesilmiş, ağrımaya başlamıştı. Müthiş bir amı, bacağı ve vücudu vardı. Kusursuzdu kesinlikle. Vücudunda tüy namına birşey yoktu sanki. Koltukta uzun uzun ön sevişmeden sonra o .
da yavaş yavaş aletimi eline alıp, oynamaya başlamıştı. ...........
Devamı gelecek....
Ekleyen: murat aydın - 10.08.2008 -
2776 Okuma - 3 Yorum